Nilüferce

Perşembe, Eylül 20, 2007

Ateş ile Su


ATEŞ İLE SU

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına...
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüregim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu...
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş...

CAN YÜCEL
posted by Nilüfer at 9:14 ÖS 10 comments

Salı, Eylül 04, 2007

Sevgi...


Merhaba oldukça kısa bir sürenin ardından yeni bir postla sizlerleyim :-) ,bu sıra keyfim yok,tembelleştim iyicene,bahar yorgunluğu desek baharıda atlattık sonbahara adım attık :-) ,fotoğrafta çekmez oldum artık,şuandaki fotoğraf bana ait değil zaten :-(,artık ilgimi çekici güzel karelerde görüp yakalayamıyorum bir türlü.Bu kareyi yakalamak Esengüle nasip oldu,sabah erken uyanıpta güneşin doğuşunu seyredemedim.Ehh bende fotoğrafı beğendiğim bir sözle süsledim.
posted by Nilüfer at 10:52 ÖS 8 comments